Konkordato ve Uygulaması

Konkordato, mali durumu bozulan, borcunu ödeme niyeti bulunmakla birlikte borçlarının tamamını ödeme kabiliyeti bulunmayan borçluların alacaklılarının çoğunluğu ile borçlarını ödeme konusunda yaptığı, Mahkemece tasdiki gereken ve tasdiki halinde tüm alacaklıları da kapsayan bir kurumdur. Bir başka deyişle, Yasa koyucu borçlulara, mahkeme denetiminde alacaklıları ile anlaşması ve borçlarını belli bir oranda ödemek suretiyle borçlarından kurtulma imkanını sağlayan konkordato müessesini düzenlemiştir. Konkordato bir icra takip yolu olmayıp, borçlunun konkordato güvencesi altında icra takiplerinden kurtulmasını, borçlarının yeniden yapılandırılmasını ve borçlunun iflasını engelleme amacı taşıyan bir kurumdur.

Konkordato’nun uygulamada ağırlığı hissettirdiği düzenleme olan “İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 15.03.2018 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, işbu Kanunla özellikle ve büyük ölçüde İcra ve İflas Kanunu (Bundan böyle kısaca “İİK” olarak anılacaktır.) içeriğinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan en önemli değişiklik, bünyesinde pek çok sorunu barındıran iflas erteleme kurumunun yürürlükten kaldırılarak, Konkordato kurumunun daha etkin ve işlevsel bir yapıya kavuşturulmasıdır.

Akabinde, 19.12.2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun”un 1317. maddeleri ile İİK’nın Konkordato hükümlerinde birtakım değişiklikler ve düzenlemeler yapılmıştır.

Son olarak 19.06.2021 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Konkordato hakkında bazı mevzuat hükümlerinde değişiklik ve düzenlemeler yapılmıştır.

İşbu makalede; ticari hayatta büyük öneme sahip olan ve çokça başvuru yapılan Konkordato kavramı ile temel esasları, önem arz eden konu başlıkları ve değişiklikler ile birlikte anlatılacaktır.

  1. KONKORDATO ÇEŞİTLERİ

Türkiye’deki piyasa koşulları, şirket özellikleri ve ticari uygulamalar göz önüne alındığında adi konkordato uygulamasının ön plana çıktığı ve çoğunlukla uygulandığı görülmekle birlikte mevzuata tanımlanan konkordato çeşitleri şu şekilde sıralanabilir:

Adi Konkordato, tenzilat konkordatosu veya vade konkordatosu şeklinde uygulama alanı bulabilmektedir. Tenzilat konkordatosunda alacaklılar borcun bir kısmından feragat eder ve borçlu borcun kalan kısmını ödemekle borcundan kurtulur. Vade konkordatosunda ise borçların ödenmesi belirli bir vadeye ya da taksite bağlanabilmektedir.

Rehinli Alacaklılarla Müzakere Şartları Ve Yapılandırmanın Hükümleri, İİK m. 308/h’de düzenlenmiştir. Hükme göre, Adi Konkordatoda borçlu, ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep eder. Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere tebligat çıkartarak davet eder. Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa, komiser, imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını 302. madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna ayrı ve bağımsız bir başlık altında işler.

İflastan Sonra Konkordato, İİK m. 309’da düzenlenmiştir. İflâsına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato talep ederse veya bu borçlunun alacaklılarından biri konkordato işlemlerinin başlatılmasını isterse, iflâs idaresi görüşüyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu talebi bildirir. Hükme göre; Konkordato talebinin alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı tarihten, konkordatonun mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının paraya çevrilmesi durur. Bu süre altı ayı geçemez. Konkordato hakkında verilen karar iflâs idaresine bildirilir. Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister. İİK m. 302-307 ile m. 308/a-308/g burada da uygulanır. Komisere ait görevler iflâs idaresi tarafından yapılır.

Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato, İİK m. 309/a ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Malvarlığının terki suretiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisi verilir. Niteliğine aykırı düşmedikçe, Adi Konkordatoda uygulanan 285 ilâ 308/g maddeleri malvarlığının terki suretiyle konkordatoda da uygulanır.

Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırma, İİK m. 309/m’de düzenlenmiş olup hükme göre muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını karşılamaya yetmeyen ya da bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden müzakere edilmiş ve projeden etkilenen alacaklılar tarafından gerekli çoğunluk sağlanarak kabul edilmiş olan yeniden yapılandırma projesi ile birlikte, muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine, uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma için başvurabilir.

  1. KONKORDATOYA KİMLER BAŞVURABİLİR?

İİK m. 285 uyarınca borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Kanun metnine göre, borçlunun Mahkeme’de sözlü başvurusu üzerine tutanak tutulması yoluyla da başvuruda bulunabileceği düşünülmektedir.

Türk Ticaret Kanunu m. 377’de borca batık şirketlerin konkordato başvurusunda bulunabileceği düzenlenmişse de konkordatoyu özel olarak ele alan İİK’ya göre hem borca batık hem de aciz halindeki şirketler konkordato başvurusunda bulunabilirler.

Belirtmek gerekir ki yeni düzenlemede değişiklik gerekçesine göre, tacir olmayan gerçek kişilerin de konkordato talep edebilmesi kabul edilmiştir. Örneğin esnaf, memur gibi gerçek kişiler de artık konkordato başvurusunda bulunabilecektir. Doktrinde, özel hukuk tüzel kişilerinin de başvurabileceği kabul edilmekle birlikte, pratikte çok da mümkün olmadığı düşünülmektedir.

İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Borçlunun kefillerinin ise, asıl borçlunun konkordato talep etmesi halinde ayrıca konkordatoya başvurma imkânı olduğu gibi borçlu ve kefilleri aynı dilekçe ile de konkordato başvurusunda bulunabilirler.

  1. KONKORDATOYA BAŞVURU YERİ

Konkordato başvurusu gerekçeli bir dilekçenin;

  • İflâsa tabi olan borçlu için muamele merkezinin bulunduğu, merkezi yurt dışında ise merkez şubesinin bulunduğu yerdeki,
  • İflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki, Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilmesi sureti ile yapılır.

 

  1. KONKORDATO BAŞVURUSU İÇİN GEREKEN BELGELER

İİK m. 286 doğrultusunda, konkordato talebine ek olarak mahkemeye ibraz edilmesi gerekli belgeler tek tek sayılarak düzenlenmiştir. Konkordato talep eden borçlu konkordato talebine, konkordato ön projesini, malvarlığının durumunu gösterir belgeleri, alacaklılarını (varsa imtiyazlı alacaklılarını) ve alacaklarının miktarı gösterir listeyi, konkordato ön projesi kapsamında alacaklılara ödenecek borç miktarı ve kendisinin iflası halinde ödeyebileceği miktarı gösterir belgeyi, mali durumu gösterir belgeleri, gelir tablosunu, nakit akım tablosunu, bilanço, ticari defterlerin açılış kapanış tasdiklerini ve İİK m. 286 gereği ekleyerek Mahkeme’ye başvurur. Alacaklının konkordato talep etmesi durumunda ise Mahkeme borçluya makul bir süre vererek yukarıdaki belgelerin kendisine sunulmasını isteyecektir. İşbu bilgi notunda sadece dikkat çeken belge taleplerine yer verilecektir.

İİK m. 286/e’de Sermaye Piyasası Kurulu veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporlarının da konkordato talebiyle birlikte mahkemeye ibrazı istenmekteydi. Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 13. Maddesi ile, İİK’nın konkordato talebine eklenecekler başlıklı 286. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde önemli bir değişiklik yapılmıştır. Nitekim, böylece konkordato talep eden borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmesi, borçlunun mali durumunu net bir şekilde ortaya koyan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporuna dayanacaktır.

“e) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.”

Madde gerekçesine göre, değişiklik ile öncelikle raporu verecek denetim kuruluşları daraltılmakta ve kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşlarının rapor hazırlaması öngörülmektedir. Ayrıca raporun niteliği değiştirilmekte ve finansal analiz raporundan makul güvence veren denetim raporuna dönülmektedir. Yine denetimin standardı netleştirilmekte ve raporun Türkiye Denetim Standartlarına göre hazırlanması şart koşulmaktadır. Buna göre Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları konkordato başvurusu sırasında mahkemeye sunulacaktır.

Önemli diğer husus ise, maddeye göre Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır. Kanunda alacaklılarca başlatılan takiplere ilişkin (ödeme emri gibi) bilgi ve belgelerin ibrazı istenmemiştir.

  1. KONKORDATODA MÜHLETLER
  2. GEÇİCİ MÜHLET

İİK m. 287 gereği, Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.

Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 14. Maddesi ile İİK m. 287 metnine yeni hüküm eklenmiştir. Buna göre, üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş ve sorumlu denetçi olarak onaylanmış bağımsız denetçiler arasından seçilecektir.

Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290. madde bu konuda kıyasen uygulanır.

Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.

Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.

İİK m. 288’ye göre; Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın – İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir.

Bu ilandan itibaren 7 gün içinde alacaklılar mühlet verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler. Mahkeme, kesin mühletin verilip verilmeyeceğine geçici mühlet içinde karar verir.

  1. KESİN MÜHLET

Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Borçlunun konkordato talep etmesi durumunda alacaklıların duruşmaya katılıp katılamayacağı konusunda Kanunda net bir düzenleme bulunmamaktadır.

Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun Mahkeme’ce anlaşılması halinde ise, borçluya 1 yıllık kesin mühlet verilir. Komiserin ve borçlunun talebi üzerine maksimum 6 ay uzatılabilecektir.

Kesin mühlete karar verilmesi halinde yeni bir düzenleme olarak en fazla yedi kişilik ve ücret takdir edilmemesi kaydıyla alacaklılar kurulu oluşturulabilecektir. Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır.

Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar, 288. madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.

2.1 Borçlunun Malî Durumunun Düzelmesi Nedeniyle Kesin Mühletin Kaldırılması

İİK m. 291 gereği Konkordato Hukuku bakımından yenilik taşıyan bu hükme göre, Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak Konkordato talebinin reddine karar verilecektir.

2.2. Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi

İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:

  • Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
  • Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
  • Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa. İşbu bende Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 16. Maddesi ile “ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa ” ibaresi eklenmiştir.
  • Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.

İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.

2.3. Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları

İİK m. 294 uyarınca; Kesin mühlet içerisinde borçlu aleyhine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.

Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.

Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir.

2.4. Kesin Mühletin Borçlu Açısından Sonuçları

Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.

Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorundadır.

Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir. Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir. Konkordatoda güçlü bir komiser figürü bulunmaktadır. Komiserler mahkeme onayı olmaksızın borçluya doğrudan talimat verebilirler.

  1. KONKORDATO PROJESİNİN TASDİKİ

İİK m.299 uyarınca alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur.

Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. 300. maddeye göre Komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302.madde gereğince vereceği raporda belirtir. Bu davetler ve bildirimler tamamlanıp, konkordato projesi tamamlandıktan sonra komiser, yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder.

Konkordato projesi;

  1. a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
  2. b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298. madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar. Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.

Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder. Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve herhâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Zorunlu hallerde süre 6 aya kadar uzatılabilir.

  1. KONKORDATO PROJESİNİN TASDİK EDİLME ŞARTLARI

Alacaklılarca kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:

  1. Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması,
  2. Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağım ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
  3. Konkordato projesinin 302.maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması,
  4. 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
  5. Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.

Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. İİK madde 306 gereği Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir. Kararda, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu takdirde kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye rapor verir; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler.

  • KONKORDATONUN TASDİK EDİLMEMESİ VE BORÇLUNUN İFLÂSI

İİK m.308’e göre ; Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.

Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.

  1. TASDİK EDİLEN KONKORDATO PROJESİNİN HÜKÜM VE SONUÇLARI

Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder.

Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Mühlet içerisinde Komiserin izniyle akdedilmiş borçlar Konkordatoya tabi değildir.

Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.

Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir.

İİK madde 308/c’nin 3. Fıkrası gereği Konkordato anlaşması aşağıdaki alacaklar bakımından uygulanmaz:

  • İşçi alacakları,
  • 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları,
  • rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları (rehinli alacaklar bakımından rehinli alacaklılar ile yapılan ve konkordato teklifi ile birlikte mahkemeye sunulan yeniden yapılandırma teklifi söz konusudur).
  1. KONKORDATODA KANUN YOLLARINA BAŞVURU

Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

Alacakları itiraza uğramış ve çekişmeli olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.

  1. KONKORDATO TALEBİNİN SÖZLEŞMELERE ETKİSİ

İİK m.296 uyarınca ; Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler,  borçlunun  konkordato  yoluna  başvurması  durumunda  uygulanmaz.

Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir. Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır.